İşe İade Davalarında Boşta Geçen Süre ve İşe Başlatmama Tazminatının Esasları

Genel

Boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatlarında genel olarak, iş güvencesi kapsamında açılan işe iade davasında feshin geçersizliğine işçinin işe iadesine karar verildiği takdirde geçersiz sayılan fesihten itibaren kararın kesinleşmesine kadar ki “boşta geçen süre” için işçiye en çok dört aya kadar ücreti ödenir. İşe başlatılmaması halinde ise “işe başlatmama tazminatı” işveren tarafından ödenmek zorundadır.

Boşta Geçen Süre Alacağı

İşe iade davalarında “boşta geçen süre,” işçinin işten çıkarıldığı tarihle mahkeme tarafından verilen işe iade kararının kesinleştiği tarih arasındaki dönemi kapsar. Bu süreçte işçi, herhangi bir işte çalışmamış veya işverenin haksız feshi nedeniyle işsiz kalmış olabilir. İş Kanunu’nun 21. maddesine göre, işe iade davasını kazanan işçi, en fazla 4 aylık ücrete kadar boşta geçen süreye ilişkin ücretini ve diğer haklarını talep edebilir. Bu süreye ilişkin ücret, işçinin işten çıkarılmadan önceki maaşı ve sosyal haklarına göre hesaplanır. Boşta geçen süre ücreti, işçinin ekonomik kayıplarını telafi etmek amacıyla düzenlenmiş olup, fesih işleminin haksız olduğunun tespit edilmesi durumunda işçiye önemli bir hukuki güvence sağlamaktadır. 

İşe Başlatmama Tazminatı

İşe başlatmama tazminatı en az 4 aylık en çok 8 aylık ücreti tutarında belirlenmektedir. Buradaki tazminat işçinin kıdem ve fesih gerekçelerine göre mahkemece değerlendirilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında işe başlatmama tazminatı işçinin kıdemi, fesih sebebi, gibi olgular dikkate alınarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçiye 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçiye 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçiye ise 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı öngörmekte olup, fesih sebebine göre bu miktarlar azami 8 aya kadar çıkmaktadır.

İşe İade Kararından Sonra Yapılması Gerekenler

İşçi tarafından mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Başvuruda herhangi bir şekil şartı bulunmamakla birlikte ispat noktasında uygulamada noter kanalıyla başvuru yapılmaktadır. Kesinleşen mahkeme kararından itibaren on iş günü içinde işverene başvuruda bulunulmaz ise veya işveren tarafından işe davetinden sonra işe başlanılmaz ise yapılan fesih geçerli sayılır.

İşverenin İşe Daveti

İşçi tarafından başvuru yapılması akabinde işveren işçiyi bir ay içerisinde aynı pozisyonda veya benzer bir pozisyonda işe başlatması gerekir. Aksi takdirde yasal sonuçlarına katlanması gerekir. İşçi işe başlatılması halinde işveren tarafından boşta geçen süreye ilişkin ücreti ödemektedir. İşçinin süresinde işe iade talebinde bulunması akabinde işverence bir ay içerisinde işçiyi işe başlatmaması durumunda işçi tarafından işverene başvurusu üzerine işe başlatılmaması durumunda ise işveren tarafından “işe başlatmama tazminatı” verecektir. İşçinin işe başlatılmaması halinde boşta geçirdiği 4 aylık sürenin hizmet süresinden sayılacağı için bu sürenin dâhil edilmesiyle yıllık izin ücretine hak kazanan işçinin yıllık izin ücreti, işçinin işe başlatılmama tarihinden itibaren kök ücret üzerinden hesap edilecek olup işçiye ödenmesi gerekir. İşe başlatmama tazminatı nitelik itibariyle tazminat olduğundan dolayı işe başlatmama tazminatı brüt ücret üzerinden hesaplanacak olup yasal faiz uygulanacaktır. Boşta geçen süre ücreti ise çıplak ücret üzerinden hesaplanacaktır.

Sonuç

4857 Sayılı İş Kanununda yapılan en önemli değişiklik tazminat miktarının mahkemece parasal miktarının belirlenmesidir. İşe başlatmama tazminatı önceden parasal olarak belirlenmeyip sadece ay olarak belirlenmekteydi. Ancak 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 12. Maddesi ile gelen değişiklik neticesinde işe başlatmama tazminatını parasal olarak belirlemektedir. Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işe iade davalarında arabulucuya başvurulmuş olması şarttır. İşe iade davası açılmadan önce arabuluculuk faaliyetleri anlaşma veya anlaşamama şeklinde sonuçlandırılmış ve arabuluculuk son tutanağının imzalanarak dava dilekçesi ekinde sunulması gereklidir. Şayet arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde eklenmeden dava açılmış ise davacı tarafa iki haftalık kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği davetiye ile bildirilir. Diğer bir husus ise arabuluculuk ile tarafların, işçinin işe başlatılması hususunda anlaşmaları halinde düzenlenecek tutanakta işe başlatma tarihi, ücret ve diğer hakların parasal miktarı, işçinin işe başlatılmaması durumunda tazminatın parasal miktarının tutanakta belirtilmesi zorunluluğu getirilmiştir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması sonucu fesih geçerli hale gelecektir.

Av. Abdullah YILDIZ
Av. Abdullah YILDIZ
Articles: 19

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir